Araba Sevdası

- Ya Rüya Teyze bu Raist küçükken de bu kadar yaramaz mıydı?
- Yaramazlık yetmez tarif için tam bir felaketti. Çok da dayak yada terlik yemiştir benden. Ama beni deli ediyordu. Napim :)
- Demek ondan böle oldu :p
- ve işin ilginci dayak fayda etmiyordu. O kafasına koyduysa birşeyi yapıcaktı, kaçışı yoktu, durduramazdık onu. Ama babasından sadece bi kez, ilk ve son kez sağlam dayak yemiştir.
- Hadi ya! Niye peki?
- Araba kullandığı için :)
- Araba kullandığı için mi? Raist 7 yaşlarında araba mı kullanıyordu?
- Raist küçükken araba manyağıydı. Bir sürü oyuncak arabaları, kocaman bir kara şimşeği, trafik setleri vardı ve büyüyünce tır şöförü olmak istediğini söylerdi :)
Not: Tır şöförü olmak istememin sebebi tırların şekilleri çok hoşuma giderdi ve bir karizmaları vardı sanki diğerlerine nazaran. Tabi bmw gibi arabalar yerine tır'a karizma demek o da ayrı bir manyaklık. Çocukluk zevki işte naparsın :p Bir de uzun yolculukları Ankara'ya taşınana kadar yani üniversite zamanlarına kadar çok severdim. Tır'larla da böyle devamlı uzun yolculuklara çıkıldığı için severdim tır'ları :) Onlarla hep dünyayı dolaşmak istedim çocukken :)
- Ee sonra?
- Neyse Bir gün akraba ziyaretine gitmişiz eşimin Anadol marka kamyonetiyle. Akrabalarda böyle dimdik bir yokuşta oturuyor. Eşimde mecburen yokuşun başına park etti kamyoneti ve geçtik işte içeri klasik hal hatır muhabetleri yapıyoruz. Yemek vakti geldi. Bizim delinin de en sevdiği yemek sandviçtir. Alır sandviçini gider kendi özel yerlerinde yer yemeği. Bir de kendine özel yerleri vardır küçük beyin özelliklede babasının arabası yakınlardaysa onun üstüne oturur yer yemeğini :) Neyse Biz heralde dışarda bahçede yiyor sanıyoruz yemeğini. Uzun bir süre ses çıkmadı bundan. Allah Allah dedik bizde bu kadar sessizlik varsa kesin birşeyler çeviriyordur Raist diye dışarı buna bakmaya çıktık. Bi baktık ne Raist var ne de araba. Bir telaşlandık, bir telaşlandık. Noldu bu çocuğa? Başına birşey mi geldi falan.. Bi baktık araba aşağıda düzlükte bir direğin yanında durmuş kapısı açık. Şoke olduk tabi. Aşağı nasıl indiğimizi hatırlamıyorum bile. Bir baktık direğin yanında durmuş araç. Bizimki de aracın içinde elinde sandviçi, bırakmamışda sandviçini, korkmuş hüngür hüngür ağlıyor. Babası buna bir çaktı; bir daha ondan sonra araba lafı çıkmadı ağzından :)
Meğerse bu içerde sandviçini yerken kolu çarpmış heralde indirmiş el frenini başlamış rampadan aşağıya inmeye hemde kapısı açık. O arabadan nasıl düşmemiş, araba o hızla inerken nasıl o direğe çarpmamış hala anlamış değiliz. Çünkü araba tam direğin yanında durmuştu.. Babasıda çok korkmuştu ama, ondan vurdu öle bi tane :) Allah korumuş valla..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Genç Bir İş Adamına - Emre YILMAZ

Kahvaltıya misafirim vardı bu sabah :)

Bana herşey sizi hatırlatıyor :)