Bir Kadıköy Macerası

  • Arda: İlker Abi?
  • İlker: Hayır!
  • Arda: Ama daha bir şey sormadım ki!
  • İlker: Gelişin ofsayt bir kere :) Hemen anlaşılıyor bir şey isteyeceğin. Kesin başıma bir iş gelecek gene :) O yüzden peşinen hayır.
  • Arda: İlker abi yapma ama ya. Sen seversin hem.
  • İlker: Her seferinde seversin diyerek veriyorsun gazı :) Ne oldu gene?
  • Arda: Kadıköy'e gidelim mi?
  • İlker: Oha lan! Ne işimiz var ta ebesinde..
  • Arda: Şu yıllık için fotoğraf çektirmiştim ya Zümrüt'te. Onları almaya gitmem lazım. Gelsene benle.
  • İlker: Oğlum buradaki fotoğrafçıların suyu mu çıktı da gittiniz çektirdiniz oradan?
  • Arda: Herkes orada çektirdi ama ya. Biliyorsun orası İstanbul'daki en iyi fotoğraf çeken yerlerden biri.
  • İlker: Fiyatlarının da güzel olduğunu biliyorum :)
  • Arda: Yapma ya İlker abi! Bir kere mezun oluyoruz. Gel hadi! Çıkışta gidelim? Hem sen seversin gezmeyi :)
  • İlker: Tamam ulen pis tikican. Gideriz ne yapalım artık :)

Arda'yla İlker için birlikte geçirdikleri deli dolu 7 yıllık anadolu lisesi macerasının artık sonlarına yaklaşılmaktadır. Okuldakilerde olduğu gibi bu ikisi içinde mezuniyet heyecanı ve çalışmaları vardır. Yıllık için yazı çalışmaları, fotoğraf çekimleri, balo planları vs vs..

Okuldaki herkes de yıllık fotoğraflarını çektirmek için İstanbul'un ünlü fotoğraf stüdyolarından biri olan Zümrüt'e gitmişti. Onlar da Arda'nın fotoğraflarını almak için Kadıköy'e doğru yola koyuldular. İlk önce trenle Sirkeci'ye, oradan da vapurla Kadıköy'e geçmişlerdi. Yaklaşık bir buçuk saat süren bu yol onlara her zamanki gibi kısa gelmişti. Çünkü onlar beraber yola çıktıklarında vaktin nasıl geçtiğini anlamazlardı derin muhabbetlere dalmalarından dolayı :) Kız muhabbetleri, oyunlar falan derken çabucak geçerdi vakit.

Fotoğrafları alıp stüdyodan ayrılırlar. Akşam olmuştur ve bardaktan boşalırcasına yağmur yağmaktadır.

  • Arda: Oğlum hava çok soğuk ya! Otobüsle falan mı dönsek?
  • İlker: Yürü ya vapurla gidelim. Vapurla daha kısa sürer! Ölmezsin merak etme :)
  • Arda: İlker abi ne yapıyorsun ya? Dışarda mı oturacağız? Götümüz donar. Yapma İlker abi! Gözünü sevim..
  • İlker: Bir şey olmaz; merak etme :) Üstelik rüzgara karşı oturmuyoruz herhalde. O kadar da manyak değiliz :)
  • Arda: Oğlum! Zaten hastayım; iyice hasta edeceksin!
  • İlker: Sen her zaman hastasın zaten :)
  • Arda: Bari sıcak bir şeyler içelim de içimiz ısınsın!
  • İlker: Tamam. Ne içiyoruz? Çay mı?
  • Arda: Salep içelim mi?
  • İlker: Oğlum salep ne ya? Çay dururken.
  • Arda: Abi vapurda salep keyfi yapılır.
  • İlker: Ben hiç içmedim salep.
  • Arda: O ne len alkol kullanmadım der gibi :) Salep içilmez mi İlker abi? Ne yaptın sen ya :)
  • İlker: Ne bilim denk gelmedi demek ki. Ben de hiç eziklik hissetmedim salep içmedim diye :)
  • Arda: İyi o zaman. İçiyoruz dimi?
  • İlker: Tamam hadi tamam.
  • Arda: Kardeş bize iki salep getirir misin? Bol tarçınlı olsun.

O gün hakikaten normal bir hareket değildi bizim yaptığımız. O soğukta o yağmurda vapurun açık tarafında oturuyorduk ve resmen dötümüz donuyordu. İçimizi ısıtsın diye salep almıştık. İlker'in ilk saleple tanışmasıydı :) Bir yudum içti ve boğazından aşağı bir içecek değil resmen sıcaklık akmıştı. İçtikçe içi ısınmıştı. O döt dondurucu soğukta iyi gelmişti hakikaten :) O günden sonra alışkanlık gibi bir şey olmuştu. Ne zaman vapura binseler salep keyfi yapıyorlardı :) Gerçi bu yeni alışkanlık onların tek alışkanlığı değildi. Alışkanlıklarından sadece biri olmuştu :)

  • İlker: Ver bakim resimleri. Doru düzgün bakamadık stüdyoda.
  • Arda: Nasıl çıkmışlar, iyi mi?
  • İlker: Güzel çekmişler. Karizmaya +3 puan eklemişin :p Hele şu sonuncu çektirdiğin yeşil gözlü bomba :p
  • Arda: Abi stüdyolar artık yeni program kullanmaya başlamışlar. Photoshop diye bir program. Fotoğraflarla istedikleri gibi oynayabiliyorlar. Güzel çıkmayan yerleri düzeltiyorlar falan.
  • İlker: Hadi ya! Teknoloji o kadar ilerlemiş demek. Kim bilir daha neler göreceğiz...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Genç Bir İş Adamına - Emre YILMAZ

Kahvaltıya misafirim vardı bu sabah :)

Bana herşey sizi hatırlatıyor :)