İlk Heyecan - Bölüm 4: Mini Test

- Off ya! Napıcam ben? Kaç gün geçti; bırak tanışmayı daha 2 laf bile edemedik kızla. Off of!

Yağmur devamlı fırsat kolluyor ama bir türlü başaramıyordu kızla tanışmayı. Ya çekingenliği, ya yeteneksizliği ya da onlar izin verse şansı izin vermiyordu kızla tanışmaya. Bu arada başarabildiği tek şey kızın ismini öğrenmekti. Gönlünü fetheden meleğin ismi Özgeymiş. En sevdiği isimler sıralamasında birinci sıraya yükselmişti artık bu isim :) Ama olmayınca olmuyordu. "Off off" diyerek gene karalar bağladı bir sırada bir elin kendisine uzandığını gördü. "Noluyor ulen? Bu ne?" diye içinden düşünürken;

- Serkan: Günaydın! Boş mu burası? Oturabilir miyim?

- Yağmur: Boş boş, oturabilirsin.

- Serkan: Ben Serkan.

- Yağmur: Ben de Yağmur. Memnun oldum.

Serkan da Özge gibi okula yeni gelenlerdi. İyi bir çocuğa da benziyordu. Yağmur gibi o da basketbolu sevdiği için çabuk kaynaşmışlardı. Yağmur'da artık Özge'den ümidi kesmeye başlayınca eski haline geri dönmeye başlamış, serviste ortamını kurmuştu. Okuldaki şamatasına serviste de devam ediyordu. Günler böyle sürerken gene bir okul ve dolayısıyla servis günü gene Yağmur ile Serkan geyiğe dalmışken Özge servise bindi, şöle bir etrafına bakındı ve bizim tarafa doğru yöneldi. Özge Yağmur'ların oturduğu tarafa doğru yaklaşırken "Bismillah! Allah'ım sana geliyorum jet kargo ilen :)" diye kendi kendine söylendi.

- Günaydın! Boş mu burası? Oturabilir miyim yanınıza?

- Serkan: Boş boş. Gel otur.

- Özge: Ben Özge.

- Serkan: Ben de Serkan. Memnun oldum

- Eeeee..

("Aman Allah'ım dualarım mı kabul oldu ne? Bana da vurgu piyango sonunda bana da.. Heyoo" diye içinden saçmalıyordu o sırada :))

- Serkan: Bu da Yağmur. Sanırım geçici bir süre hizmet dışı kaldı :)

- Yağmur: Şakacı Serkan seni :) Merhaba Özge, ben de Yağmur. Memnun oldum tanıştığımıza.

- Yağmur: Alışabildin mi okula?

- Özge: Eğlenceli bir okula benziyor.

- Yağmur: Ohoo sen filmin ortasında geldin. Başından gelebilseydin o zaman görürdün asıl eğlenceyi :)

- Özge: Bakalım daha neler yaşayacağız?

- Yağmur: Bu film bitmez :p

Diye başlayarak koyu bir muhabbete daldılar. Zamanla İzel-Çelik-Ercan gibi servisin muhteşem üçlüsü olmuştu Özge-Yağmur-Serkan. Yağmur artık okula yani servise uçarak gidiyordu. Servis ortamındaki muhabbet çok keyifli bir hal almıştı. Ama Yağmur Özge'nin servis muhabetini mi sevdiğini yoksa kendi muhabbetini mi sevdiğini -yok artık daha neler :)- çözememişti bir türlü. Böyle böyle düşünürken kendince saçma minik bir test yapmaya karar verdi Yağmur. Birkaç gün Serkan ile her zamanki oturduğu yer olan arka koltuklar yerine, ön tarafta tek başına oturmaya karar verdi Özge'nin tepki ve düşüncelerini görmek için. Artık merakla sadece Özge'nin servise binişi bekliyordu. "Acaba napcak? Yok lan benim muhabbetten değil, servisin genel muhabbetinden hoşlanıyordur. Ben kendi kendime heyecan yapıyorum. Heyecan yapma Yağmur, heyecan yapma" diye kendi kendine konuşuyor ama bir yandan da kendisini seçmesini her şeyden çok istiyordu.

Ve kader anı geldi. Özge servise bindi ve her zamanki gibi arkaya yöneldi ama o tarafa baktığında duraksadı. Birşeyler arıyor gibiydi. Ön tarafa doğru döndüğünde Yağmur'u gördü ve o tarafa yöneldi. Yağmur'da dikkatle onu izliyordu. Özge onun tarafına doğru döndüğü andan itibaren kalbinin atış hızı giderek artmaya başladı hatta mümkün olsa yerinden çıkacaktı. Özge geldi, yanına oturdu ve "Günaydın Yağmur, naber?" dedi ama Yağmur kısa bir süre cevap veremedi çünkü o, hala kendini rüyada sanıyordu. Olanlara inanamıyordu. Gerçekten de düşünceleri karşılıksız değilmiş diye düşündü. Ondan mutlusu yoktu artık. Yağmur ilk görüşte aşık olmuştu ama aşkı karşılıksız olabilir diye dizginliyordu hep kendini. Artık bu olaydan sonra dizgin mizgin kalmadı; salıverdi hepsini Yağmur..

RaistLin

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Genç Bir İş Adamına - Emre YILMAZ

Kahvaltıya misafirim vardı bu sabah :)

Bana herşey sizi hatırlatıyor :)