Ölüsü de zararlı, dirisi de..

Her gün söz veriyorum kendime. Her gün "çok işim var, bir düzene sokacağım hayatımı" diyorum. Her sabah 8.30'da kalkıp herşeye yetişmeye çalışacağım diyorum kendi kendime..

Her sabah ki gibi bugün de 8.30'da çalıyor alarm. Her gün de o saate uyandığım halde, o saatte kalkamıyorum yataktan. O saate başlayamıyorum güne. Gene gerçeğe dönmenin nefretiyle uyanıyorum uykumdan. Önceden sadece uyku da huzur bulabiliyordum, artık orda da yok kabuslardan dolayı.. Her gün cenin pozisyonunda yatıyorum öyle.. Taa ki bir zorunluluk beni çağırana kadar. Bir randevu, bir okul,bir iş.. Zorunlulukta yoksa yatıyorum öylece saatlerce yatağın içinde.. Çığlıklar atıp, isyan etmek istiyorum nefretim geçene kadar. Ama ailem üzülmesin diye içimden atıyorum sessiz çığlıklarımı. Onları da telaşlandırmak istemiyorum. Benim derdim kendimle çünkü. Yatakta uzanarak kaçabildiğim kadar kaçmak istiyorum hayattan. Yatarken şunları düşünüyorum: "Ne için kalkmalıyım bu yataktan? Kalkmama, hareket etmeme değmeli yapacağım şey! Para kazanmak için? Iı Iıı. Para sadece bir araç. Benim bir amacım yok ki aracım olsun. O zaman para kazanmak için kalkmayı geç. Kariyer? İyi bir pozisyona gelince başım göğe mi erecek? Iı Iı. Bu da bir araç. Geç bunu da. Özetle hepsi bir araç, amacım yok benim. O zaman amacımı düşünüyorum. Amacımı bulum ki araçları kullanıp amacıma ulaşabileyim. Düşünüyorum düşünüyorum bulduğum herşey geçici çıkıyor. Sonra bitecek şeyler için niye uğraşayım ki o zaman diyorum. Nasıl olsa bitecek! Herşeyin bir sonu var. Yapacağım şeyin sonu olduğunu bilmek konsantre olmamı, motive olmamı engelliyor. Sonra düşünüyorum sonu olmayan birşey sıkıcı olmaz mı bir süre sonra? Evet, oluyor. Bundan kaçış yok. Sonuş sıfıra sıfır elde var sıfır. Paradoks gibi birşeyin içindeyim yani. Şimdi şunları söylediğinizi de duyar gibi oluyorum. "Herşey yaşandığı süreç içinde güzel. Sadece anı yaşa!" Evet, güzel bir söz ama birşeyi yaşarken biteceğini bilmek bozuyor beni. Odaklanamıyorum yaşadığım şeye ve ben yaşadığım ya da yaptığım en boktan birşeye bile ruhumla bedenimle herşeyimle bütünleşen bir insanım. Dolayısıyla bütünleştiğim,bağlandığım şeyden ayrılırken sevgilimden ayrılırmış gibi hissediyorum kendimi. Her bir son bir aşk acısı benim için. Kaldıramam bu kadar sonu, kaldıramıyorum da zaten..



Sonuçta başlamayarak sona gitmek istemiyorum. Kalkmak istemiyorum o yüzden yataktan. Bıraksalar 24 saat yatacağım. Bunu bir ara denedim aslında. Hata ara ara deniyorum da. Sanırım başlangıcı ortaokulda herşeyin bir sonu olduğunu öğrendiğim zamanlardı. Sanırım o öğrendiğim şey hayatımın içine sıçan bir bilgi olmuş. Ama onu öğrenmeden de kaçış olmıcaktı zaten. Sadece gecikecekti. Neyse o zamanlar da sadeec yiyip, içip, sıçıyordum geri kalan da ise sadece uyuyordum. Günlerce sürdü bu olay. Sonraları niye yaşıyorum lan ben hayatta bitecekse süreçlerine dönüştü bu olay. Evet, itiraf ediyorum milyonlarca kez düşündüm intihar etmeyi hala da etmiyor değilim ama şöyle birşey frenliyor beni: Bu gerçekten bir çözüm olacak mı? Bu dünyadaki varlığımı sonlandırmaya değecekmiydi öteke tarafa geçiş? Zannetmiyorum.. Birincisi bana verilen en önemli hediyeyi özgür aklı, iradeyi kaybedecektim. Bunun diğer tarafta varlığı belirsiz.. Her ne olursa olsun bu dünyadaki özgür olduğumuz kadar başka tarafta özgür olabileceğimizi sanmıyorum. Her ne kadar çok derdimiz varsa, her istediğimizi yapamıyor olabilsek de göya, tüm bunlar istediğimizi yapma gücümüzün olmadığı anlamına gelmiyor. Ben aklımı, özgürlüğümü seviyorum zaten sorun bitmesiyle.. İkincisi inançlar gerçek olacaksa cehennemliğim zaten, yok inançlar boşsa da ilk önce toprak olup sonra ot bok olacağım :) Dolayısıyla hayatım kendiliğinden sonlanana kadar buralardayım :) Ama amacım olmadan gerçekten zevk alabiliyor muyum yaşamaktan? Hayır. Bende artık olabildiğince avuntularla, yapay zevklerle kandırıyorum kendimi. kendime hayrım yok, başkalarına hayrım olsun felfesi :) ile hareket ediyorum artık. Sevdiklerimi mutlu etmeye çalışıyorum..



Neyse kalkim bari o kadar mutlu olmak için çok çok çalışıp da asıl amaçlarını unutanlara, hatırlamaları için yardım edeyim..



RaistLin

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Genç Bir İş Adamına - Emre YILMAZ

Kahvaltıya misafirim vardı bu sabah :)

Bana herşey sizi hatırlatıyor :)