Kayıtlar

Haziran, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Düşe Öle

Bugünlerde gene unutmak istemediğim şeylerden biri olan, genellikle hayatımın dönüm noktalarında gördüğüm rüyalardan tam bahsedicektim ki; yazılarını beğenerek okuduğum bir arkadaşın da rüyasını anlattığı bir yazı yazdığını gördüm. "Haydeee dedim pişti olduk :) Yane o kadar yazılabilecek şey içinde bula bula aynı konuyu mu bulduk? Tebrik ettim kendimi bir an böyle bir tesadüfü başardığım için :) Aslında soğudum biraz yazmaktan; hem güzel yazamıyorum, hem de bir de özenmiş gibi olcağımı düşündüğüm için vazgeçmiştim.Ama hem o yaz deyince, hem de - "hem" leye "hem"leye nereye bağlıcam bende merak ettim :) - ne kadar kötü yazsamda unutmak istemediklerimi karalama isteğim ağır bastığı için ahanda yazıyorum :)

Gerçek yaşamım mı bilinçaltımdan etkileniyor, bilinaltım mı ondan etkileniyor bilmiyorum ama ikisi de karman çorban :) Çok sık rüya görüyorum, çok gerçekmiş gibi rüyalar görebiliyorum, tahminen hayatımın dönüm noktalarını işaret eden haberci rüyalar görebili…

Yaşanmışlık hissi

Bu sabah televizyon seyrederken 2010-2011 sezonunun en iyi filmlerinden ikisi olan Aşk Tesadüfleri Sever ve Kaybedenler Klübünün yönetmenlerinin konuk olduğu bir programa gözüm takıldı. Bu iki filmden Aşk Tesadüfleri Severi izledim, diğerinin de dvdsinin çıkmasını bekliyorum. Nedense kendime bir huy edindim, iyi olacağını tahmin ettiğim filmleri artık sinemada izlemiyorum. Hele görsel teknoloji ağırlıklı değilse hiç gitmiyorum. Dvd'sini çıkana kadar kendime heyecan yaratıyorum. Film ile ilgili bilgileri, yorumları topluyorum izlemeden önce. Kaybedenler Klübü içinde gene böyle bir durumdayım. Filmle konuştuysam tam benlik olduğunu, mutlaka izlemem gerektiğini iyice meraklandırdılar beni. Allah Allah neden acaba öyle diyorlar? :) Bak iyice meraklandım şimdi :)

Gerçi aynı şeyleri Aşk Tesadüfleri Sever için de söylemişlerdi. Ama nedense beklentim o kadar yüksek değildi o film hakkında. Ama dedim en azından çoğu kişinin de söylediği gibi çok soundtrackleri için izlerim. Soundtrackle…

Satıcı Ruhum

Gerçek dost kara günde belli olur derler ya! Benim ruh, sanki benden bir parça değil düşman mübarek :) Baktı ki durum kötü "aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin!" durumuna geçiyor hemen :)

Bugün de öle günlerden biri oldu. Şöyle ki; yatmayı genelde severim ama anca keyif için, ne kadar hasta olursam olayım taaa ki enerjimin son damlasına kadar ayakta kalmak için savaşırım. Çok şükür hastalık durumlarında da pek yatmadım. Ama gel gör ki ara ara çok garip bir durum oluyor. Aylarca hiçbirşeyim yokken bir anda çat diye birşey oluyor sanki. Bir tansiyonum düşüyor, bir tansiyonum düşüyor. Allah diyorum, neler oluyor? Bir enerji çekiliyor, sanki ayaklarımın altında bir delik açmışlar da hızlıca oraya akıyor ya da benzin göstergesi full'u gösterirken, bir anda depoda açılan bir delik sonucu göstergenin hızlıca bitti noktasına gider gibi :) O an sanki ruhum bedenimi bırakıp kaçıyor adeta. Vücudumun çöküşünü karşıdan seyreder gibi olu…

Hikayelerin kötü karakterleri (?)

"Ateşle Oynayan Kız" kitabı da sonunda bitti. Gene her şeyde olduğu gibi bunu da okumada biraz geç kaldım :) Ama kitap çok çok güzeldi ya :) Bir saniye bile sıkılmadan, bir sonraki sayfaya daha bir merakla geçtiğim, heyecanın bir an olsa bile düşmediği kitaptı. Kitabı henüz okumamış olanlara şiddetle tavsiye ederim.. Ama su sıralar şöyle bir sıkıntı var okuduğum yada izlediğim hikayelerde dikkatimi çeken: Kötü taraf çok güzel şekilde tarif edilirken hani "oha ya, böyle bir güçlü yada zeki olabilir mi bir karakter ya" dediğimiz karakterler, kaybettikleri zaman çok çok aptal nedenlerle yane o ihtişamlı anlatımlarına uymayacak nedenlerle kaybediyorlar. Yane böle zorlu bir mücadele sonucunda bir tarafın kazanmasını bekliyorsun ama yok. Büyük bir heyecanla geldiğin son kısımda bu durum, bir parçada olsa büyüsünü bozuyor hikayenin..Bilmiyorum belki de çok alıştım ben. "Ejderha Mızrağı" serisindeki Raistlin gibi ya da "Death Note" adlı…