Düşe Öle

Bugünlerde gene unutmak istemediğim şeylerden biri olan, genellikle hayatımın dönüm noktalarında gördüğüm rüyalardan tam bahsedicektim ki; yazılarını beğenerek okuduğum bir arkadaşın da rüyasını anlattığı bir yazı yazdığını gördüm. "Haydeee dedim pişti olduk :) Yane o kadar yazılabilecek şey içinde bula bula aynı konuyu mu bulduk? Tebrik ettim kendimi bir an böyle bir tesadüfü başardığım için :) Aslında soğudum biraz yazmaktan; hem güzel yazamıyorum, hem de bir de özenmiş gibi olcağımı düşündüğüm için vazgeçmiştim.Ama hem o yaz deyince, hem de - "hem" leye "hem"leye nereye bağlıcam bende merak ettim :) - ne kadar kötü yazsamda unutmak istemediklerimi karalama isteğim ağır bastığı için ahanda yazıyorum :)

Gerçek yaşamım mı bilinçaltımdan etkileniyor, bilinaltım mı ondan etkileniyor bilmiyorum ama ikisi de karman çorban :) Çok sık rüya görüyorum, çok gerçekmiş gibi rüyalar görebiliyorum, tahminen hayatımın dönüm noktalarını işaret eden haberci rüyalar görebiliyorum. Artık o kadar birbirine karışıyor ki bazen Neo gibi Matrix'de miyim ben falan oluyorum. İçimden hep Neo'nun isyanı gibi "What is the Matrix?" diyesim geliyor böle durumlarda :p

İki tane böle hatırlayabildiğim haberci rüyam vardır. En azından kendimce böyle olduğunu düşünüyorum. Birini anadolu lisesini kazanmadan önce görmüştüm. Böyle göğe doğru yükselen merdivenler vardı. Her zamanki gibi meraklı halimle nereye gidiyor bu merdivenler diyerek çıkmaya başladım. Bayağı bir çıktım, çıktım. Sorada itildim mi, kendim mi atladım bilmiyorum ama düşmeye başladım gökyüzünden aşağı. Düşerken arkama bi baktım ana paraşüt. Tabi o sırada yusuf yusuf olduğum için hemen açmaya çalıştım ama tabiki ben kara bahtlı kem talihli kahraman olarak çizgi filmlerdeki gibi açılmadı o paraşüt. Ama ölüp ölmediğimi görmemiştim, düşmeye devam ederken uyanmıştım. Kendi kendime bu rüyayla ilişkilendirdiğim sonuç anadolu lisesine götü götüne girdim :)

Kendimce 2. dönüm noktama işaret olarak saydığım rüyamda ise üniversiteye girmeden önce görmüştüm :) Napalım genciz anca okullarla ilgili rüyalar görüyoruz o zaman :p Gerçi bu okula gidişim zaten yeni bir hayat demekti; hem üniversite okuyacaktım, hem de kız arkadaşımla aynı şehirde yeni bir hayat yaşayacaktım. Hakaten hayatımın çok çok önemli bir dönüm noktasındaydım o zamanlar.. Neyse iyice kasmışız artık, kaba tabirle yardırıyorum resmen Ankara'da üniversite kazanacağım diye. Derken bir gece asansörde kaldım. Neden, nasıl hatırlamıyorum ama yıkıyorum ortalığı ses seda yok. Resmen kafeste gibiyim. Bekle, bekle, hiçbirşey olmuyor. Sora zar zor kapıyı aralamayı başarıyorum. - Bu arada yazdıkça rüyayı daha iyi hatırlamaya başladım. - Bir bakıyorum asansör, ortalarda merdiven aralığında falan kalmış. Üst tarafta bi vücut geçebilecek kadar bir delik vardı sadece. Neyse gene debelenip tam yukarı tırmanıp, kendimi kurtardım sayılır dediğim anda asansörle beraber hızlıca aşağıya düşmeye başlıyorum ve asansör bayağı bir düştükten sonra yere vurma anını -nasıl oluyorsa- dışardan seyrediyorum. Asansör içinde bir ben var ama dışardan da izleyebiliyorum olayı. Gerçi asansörün dışından seyretmeye başlayınca içerdeki beni göremiyorum. Sadece dışardan düşüşü izleyebildim kısa bir süre ve asansör yere vurunca tabiki herşey paramparça oluyor ama bana ne olduğunu göremiyorum o enkazın altında. Öylece uyanıyorum ölüp ölmediğimi bilmeden.. Sonuç üniversiteye götü götüne girdim (tahmini 80 sözel 25 matematik lazımdı; 80 sözel 23 matematik yapmıştım :)) ve Ankara'ya gittim :)

Bu gecelik bu kadar uzun bir yazı yeter sanırım :) Bir dahaki sefere gerçek mi rüya mı çözemediğim bir olayı ve rüyada bir kovalamacayı anlatacağım :)

RaistLin

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Genç Bir İş Adamına - Emre YILMAZ

Kahvaltıya misafirim vardı bu sabah :)

Bana herşey sizi hatırlatıyor :)