Kaçmak istiyorum

İstanbul'un en sevilen yerlerinden birindeyim. Arkadaşımı bekliyorum. Kahvemi içerken etrafı izliyorum. İnanılmaz bir kalabalık var. Bura gibi yerlerde ne buluyoruz da sıkışıp tıkışıyoruz buralara ve millet buralara koştururken ben neden bu gibi yerlerden bir an önce kaçmak istorum diye düşünmeye başlıyorum kendi kendime. Sonra cevabı aramak için tekrar etrafı izlemeye koyuluyorum. Şöyle geniş bir açıdan baktığım zaman gerçekten manzaranın güzelliğini hayran kalmamak elde değil; ortam çok güzel. Sonra insanları izlemeye başlıyorum. Her renk insan toplanmış burada. İstesen bu kadar rengi bir araya kolay kolay toplayamazsın. Ortamın güzelliğine ve insanların renkliliğine hayran kalmamak elde değil.

Sonra daha detaya inen bir gözleme geçiyorum. İnsanların neler konuştuklarına kulak misafiri oluyorum. Merak ediyorum çevremdekiler neler konuşuyor. Acaba onlar da bu güzelliklerin farkında mı? Bir kısım çıkar, bir kısım para, bir kısım uçkurunun peşinde, bir kısım birilerini çekiştiriyor, bir kısım birilerine küfrediyor, bir kısım geçim sıkıntısından bahsediyor, bir kısım hocalarına sevgilerini yolluyor vs vs.. Çoğu kişi görünüşte ne kadar renkli gözükse de aslında ya mutsuzlar, ya sanal mutluluklarla uğraşıyorlar ya da başkalarının mutluluklarını kıskanmakla meşguller. Bu güzelliğin içi boş bir güzellik olduğu bir kez daha çıkıyor karşıma ve içlerindeki olumsuzlukları hissetmek, görünüşteki güzellikleri yaşamaktan daha ağır basıyor. Bende görünüşe aldanıp diğer insanları ve olumsuzlukları göz ardı etmek istiyorum ama yapamıyorum. Boğuluyorum bu insanların düşünceleri arasında ve kaçmak istiyorum. Ama nereye kadar kaçabilirim ki? İstemekle kalıyorum hep; kaçamayacağımın bende farkındayım; maalesef..

RaistLin

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Genç Bir İş Adamına - Emre YILMAZ

Kahvaltıya misafirim vardı bu sabah :)

Bana herşey sizi hatırlatıyor :)