O an

   Şu sıralar genelde olduğu gibi bugün de formundaydı Ozan. Hiçbir şeyin moralini bozmasına izin vermiyordu. Güne güzel başlamıştı. Hatta iş yerinde arkadaşı Utku, ona en sevdiği parçalardan biri olan Taht Oyunları'nın Giriş müziğini dinleterek vermişti coşkuyu :) Buraya kadar her şey güzelken bir de onu gördü dışarıda. Her şey daha da güzel olmuştu. Her zamanki gibi çok güzel görünüyordu. Onu her görüşünde güzelliğinde kayboluyordu gerçekten; yüzünde tatlı bir tebessümle :) Utku'nun "gene nere daldın?" sorusuyla kendine geldi :) O güzel kızın yanında olmak istiyordu, yanına gidip bir şeyler paylaşmak istiyordu, sohbet mohbet ne olursa artık. Onun güzelliğini yakından yaşamak istiyordu. Ama gel gör ki iki yabancıydılar :( Evet, ufakta olsa bir tanışmışlıkları vardı ama samimi değillerdi :( Hep fırsat kolluyordu. Bir mazeret çıksa da konuşma fırsatları olsa diye.. Bugün de belki gene bir fırsat çıkar diye çalıştığı yere gitti Ozan. Görünce birbirlerini selamlaştılar. Ama sürekli çaktırmamaya çalışarak onu izliyordu. Derken ufakta olsa Ozan'a bir konuda yardımcı olmak için yanına geldi Gül. Ozan'ın yaklaşık olarak bir dakikası falan vardı onunla konuşabilmek için, çünkü Gül'ün diğer işleriyle de ilgilenmesi gerekiyordu. Yardımı için teşekkür ettikten sonra güzel bir şeyler söylemek için "Facebook'taki resimlerinde gerçekten çok hoş çıkmışsın" dedi Ozan. Geçenlerde ufak bir yardım istediği sıralarda herhangi bir sorun çıkarsa falan diye Gül'ün facebook adresini almıştı Ozan. Konuyu oradan bağlayıp hem de güzel bir şeyler söylemek istemişti heyecanla ve beceriksizlikle . O da "öyle miymiş" dedi soğuk bir edayla :( İşte o an gerçekte hayat ne kadar devam etse de, Ozan'ın dünyanın altında kaldığı, hayata küstüğü andı. Bu saate kadar güzel giden her şey kaybolmuştu şimdi. Tabiki de hani böyle "ayyy harikasın gibi" abartılı tepkiler vermesini beklemiyordu ama bir teşekkür, tatlı bir gülümseme ile dünyanın en mutlu insanı Ozan olabilirdi. Beklediği sadece küçük tatlı bir karşılıktı ama olmadı :( Gene şansına küstü Ozan. Hem şanssız hem de beceriksiz hissetti kendini . Bu arkadaş olma çabalarının artık bir sonuç vermeyeceğini, daha doğrusu istediği gibi bir sonuç vermeyeceğini düşünmeye başladı ve keyifsiz bir şekilde boş verip güne devam etmeye çalıştı; her ne kadar keyfi kaçıp, "neden, neden?" diye kendine ve hayata isyan etse de..

                                      RaistLin

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Genç Bir İş Adamına - Emre YILMAZ

Kahvaltıya misafirim vardı bu sabah :)

Bana herşey sizi hatırlatıyor :)