Prenses Asuneya -I-


   ->Her şey hala dün gibi sanki..

   Bir varmış bir yokmuş; evvel zaman içinde kalbur zaman dışında Hayal dünyasının Boğaz şehrinde Raist adında biri yaşarmış. Raist, liseye gittiği dönemde bilgisayarla uğraşmayı ve oyun oynamayı çok severmiş ve bir gün bu bilgisayar hobisi ona okurken çalışma fırsatı sağlamış. Hem okumuş, hem de kendi harçlığını çıkarmaya başlamış ama hem para kazanmak hoşuna gittiğinden, hem de aynı zamanda hem çalışıp hem üniversite sınavına hazırlanmakta zorlandığından liseyi bitirdiği sene üniversiteyi kazanamamış maalesef. Liseden sonraki sene ise işe gene devam etmiş; ayrıca üniversite hedefini de evde çalışarak gerçekleştirmeye çalışmıştı.
   Derken soğuk bir Şubat günü her sabah yaptığı gibi erkenden dükkanı, bilgisayarı ve chat sayfasını açıp temizliğe koyulmuştu. Chat onun için farklı insanlar ve dolayısıyla dünyalar tanımak için çok eğlenceli bir araçtı. O yüzden işi olmadığı zamanlar zamanının çoğunu internette ve chat'te geçirir; işi olduğu zamanlar ise chat'i gizli olarak açık bırakıp biri selam verip konuşmak isteyene kadar işiyle ilgilenirdi. Temizliğine devam ederken chat'ten ona birinin mesaj attığını bildiren sesi duydu ve "Sabah sabah acaba hangi dengesiz?" diye düşündü kendi kendine. Sohbet ekranını açıp baktığında Clovers nick'li bir kişiden "slm" mesajı geldiğini gördü. "Clovers ne ya? Kız mı acaba erkek mi? Cevap versem mi, vermesem mi?" diye düşündü birkaç saniye içinde ve sonunda kendini sohbetin kalitesine bırakmaya karar verip o da "selam clovers" diye karşılık verdi. Raist bu birkaç saniye içinde verdiği kararın hayatının önemli bir bölümünü etkileyeceğini daha sonra anlayacaktı...

   -> Soğuk bir ekranda sımsıcak bir merhabaydın sen…

   Tanışma muhabbeti ilginçti, şöyle ki aslında çok klasikti. Naber, nerden, gibi aslında soğuk soru ve cevaplarla ilerliyordu muhabbet. Normalde iki tarafta birbirinin ilgisini çekebilmek için türlü yollar denerdi bu tür sohbetlerde. İlgisini çekmeyen bir sohbete niye devam etsin ki biri? Çok kolay bir şekilde başka birinde arardı aradığı sohbeti :) Ama gel gör ki bu muhabbet devam ediyordu. Çoğu zaman esprili tabiri caizse geyik muhabbetini daha çok seven Raist için ilginç bir durumdu bu. Bu muhabbetin ilginç taraflarından biri de şuydu. Clovers sohbet sırasında Hayal dünyasının en iyi üniversitelerinden birinde okuduğunu söylemişti. "Yok artık bu kadar da sallama olmaz, bari inandırıcı birşeyler sallasaydın!" diye düşünmüştü Raist kendi kendine. İyikent üniversitesinde okuyan birinin ne işi vardı chatte. Clovers'ın samimi olmadığını düşünüyordu ama gene de muhabbet nereye gidecek diye merak ettiği için Clovers ile muhabbete devam etti. Bir sonraki gün gene chatteydi Clovers, gene sohbet ettiler. Muhabbetler artık saatlerce sürmeye başlamıştı. Raist dükkanı açtığından kapatana kadar sohbet ediyorlardı artık nerdeyse. Birkaç muhabbetten sonra Raist'in samimiyetine güvenen Clovers - bu arada clovers'ın anlamı dört yapraklı yoncaymış :)- ilk tanışma muhabbetinde Sevinç diye söylediği isminin gerçek olmadığını, asıl isminin Asuneya olduğunu, İyikent Üniversitesi'nde hazırlıkta okuduğunu  ve okulunun ileriki dönemlerinde bilgisayarı fazla kullanması gerekeceği için chat'e klavye kullanımı geliştirmek için girdiğini söyledi. Raist'te gerçek isminin ve yaptığı işin isimlerinin çok da önemli olmadığını, sohbetin güzelliğine önem verdiğini ve onunda sohbetinin hoşuna gittiği için gerçekleri söylememesinin bir sorun olmadı söyleyince, aralarındaki güven ve sohbet daha da artarak devam etti..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Genç Bir İş Adamına - Emre YILMAZ

Kahvaltıya misafirim vardı bu sabah :)

Bana herşey sizi hatırlatıyor :)