Prenses Asuneya -II-


   -I- den devam..

   Bu arada Raist'in hatırladığı minik anılardan birisi de Asuneya'nın okuldan birinin kendisinden hoşlandığını söylemesiydi. Bunu okuduğu anda başından aşağı kaynar sular dökülmüştü. Raist ondan yavaş yavaş hoşlanmaya başlamıştı ama bunu daha ona anlatamadan bu durum çıkmıştı ortaya. Asuneya bebenin -Kara kentliler böyle bir tabiri vardı: bebe. Gençler için falan bebe derlerdi :)- ondan hoşlandığını ama ne yapacağını bilemediğini söylemişti. Raist ise bir yandan Asuneya'nın düşüncelerini öğrenmeye çalışırken, bir yandan da Asuneya'nın da ondan hoşlanmaması için bol bol dua ediyordu içinden ve şanslıydı Raist. Asuneya öyle tikycan tipleri sevmezdi ve onunla da ilgilenmemişti.

   Uzun uzun sohbetlerden sonra artık hem Asuneya hem de Raist birbirlerini görmek ve arkadaşlıklarını sanallıktan gerçeğe taşımak istiyorlardı. Ama bu çok sancılı bir süreç olacaktı. Çünkü hem sanaldan gerçeğe geçmenin kendisi bir çok soru işareti taşıyordu, hem iki ayrı şehirdeydiler, hem de biri okuyor biri çalışıyordu. Buluşmak için bir çok plan yapmaları gerekiyordu ve sonunda 10 Nisan günü Asuneya'nın yaşadığı Kara şehrinde buluşup görüşmeye karar verdiler. Raist'in heyecanı bu randevuyu planladıkları andan itibaren daha da artmıştı. Asuneya gerçekte nasıl biriydi,  sanalda olduğu gibi gerçekte de anlaşabilecekler miydi bu sorular kafasında dönüp durmaya başlamıştı. Ayrıca Raist daha önce hiç Kara kentte bulunmamıştı ve bilmediği bir yere gitmenin tuhaflığını da yaşıyordu. İşin ilginç tarafı iki tarafta buluşmadan önce birbirini görmemişti. Bunu asıl önemli olanın görünüş ve gerçek değil de, hissettiklerinin önemli olduğunu göstermek, hem de olaya biraz gizem katıp gidişatı olayın kendi sihrine bırakmak istiyorlardı.

  -III- yolda..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Genç Bir İş Adamına - Emre YILMAZ

Kahvaltıya misafirim vardı bu sabah :)

Bana herşey sizi hatırlatıyor :)