Prenses Asuneya -III-

   -II- den devam..

   9 Nisan gecesi yola çıkma vakti gelip çatmıştı. Altı saat süren bir yolculuk olduğu için gece binip sabah Kara kentte olmayı daha uygun buldu. Gece on iki arabasına bindi. O zamanlar hem yolu izlemeyi sevdiği için, hem de heyecandan uyuyamamıştı bir türlü. Nasıl heyecanlı olmasın? Hiç görmediği biri için, hiç bilmediği bir şehre gidiyordu. Bir çok kişiye göre delilikti bu yaptığı :) Ama meraklı, maceracı ruhu ve güzel şeyler tanıyacağı ve yaşayacağına dair hissi bu deliliği yapmaya değer diyordu. Yolculuk sırasında Dolu'ya kadar bir sıkıntı yoktu. Bildiği sınırlar içindeydi Dolu. Ama Serede'den sonra ortalık bir anda açılmıştı. Her yer çayır, çimen gözüküyordu karanlıkta anlayabildiği kadarıyla. Çok garipsemişti Raist. Serede'ye kadar etrafı bina, ağaç, deniz kaplarken. Serede'den Kara kente kadar çayır, çimenden başka bir şey görememişti. "Nasıl bir yere gidiyorum ben ya?" diye söylendi kendi kendine :)

   Saat 6 civarında otogara vardı, oradan da servisle Yeşilay'a geçmişti. Yeşilçay Kara kentin merkeziymiş. Orada buluşacaktı Asuneya ile. Asuneya okulunun ilk servisi ile gelecekti ama ilk servis de 9'daymış. Yani gelmesine yaklaşık üç saat daha vardı. "Ne yapacağım ben ya üç saat daha?" diye söylendi kendi kendine. Bu arada üşümeye de başlamıştı. Boğaz'dan yola çıkarken ılık bir bahar havası vardı, o yüzden kalın giyinmemişti.  Bilememişti Kara kentin ayazının bu kadar soğuk olduğunu. Vakit geçirmek ve dükkanların açılmasını beklemek için Samimipark'ı referans noktası alıp yakınlarında, aklına durumla ilgili gelen şarkıyı kendine gülerek :) söylemeye ve dolaşmaya başladı.

   Şarkı Listesi Parça 1: Teoman - Anlıyorsun değil mi?
   Hava ayaz mı ayaz ellerim ceplerimde
   Bir türkü tutturmuşum duyuyorsun değil mi?

   Saat 9.30 yaklaşıyordu, Asuneya servisteydi, gelmek üzereydi. Raist ise Samimipark'ta götü donarak beklemeye devam ediyor, heyecandan ise ölüyordu resmen. Acaba nasıl birisi ile karşılaşacaktı, acaba o ilk tanışma anını atlatabilecekler miydi, yoksa birbirlerinden soğuyacaklar mıydı, soğurlarsa o gün ne yapacaktı, nasıl bitecekti, yoksa sanalda ettikleri güzel sohbete devam mı edeceklerdi vs vs.. diye düşünmekten Raist'in karnına sancılar girmeye başlamıştı artık. Derken birisinin kendisine doğru onu tanıyormuşçasına yürüdüğünü gördü; üstelik ona doğru yürüyen kişi güzel biriydi..

   -IV- yolda...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Genç Bir İş Adamına - Emre YILMAZ

Kahvaltıya misafirim vardı bu sabah :)

Bana herşey sizi hatırlatıyor :)