Kayıtlar

Haziran, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Boş Kağıt

Gene neyi düşünürken geldi aklıma bilmiyorum. Sanırım gene yoğun çalışma, kendi kendime uyguladığım aşırı baskının sonundaki isyandan sonra gene herşeyi boşverme duygusu ağır basınca geldi aklıma sanırım bu boş kağıt düşüncesi..    Bazen bunalınca sıkılınca gözüm kararır. Sonucu ne olucaksa olsun, en kötü şey olacaksa bile boşveririm, yapmam o şeyi. Yeter ki bir rahat nefes alıp, bir kafam rahatlasın. Nasıl olsa bir şekilde daha sonra hallederiz. İmkansız diye bir şey yoktur ne de olsa..    Bu düşünceyle bir çok defa saçma hareketler sergiledim onlar geldi bu gün aklıma :) Bunlardan ilkini lisede analitik geometri dersinde yaptım. Doğru düzgün çalışmamıştım. Şöyle bir baktım sorulara. Baktım ümit yok, hiç kasmanın da alemi yok. Arkadaşlara dedim "oğlum ben yapamıyorum boş kağıt verip çıkacağım!"  "Manyak mısın oğlum kopya mopya hallederiz bişiler otur yerine" falan dediler ama ben o dersin seneye kalacağını bile bile boş kağıdı verdim ve çıktım. Allah'tan …

Ne bekliyordun ki?

Sabah 8.30'da işe gelip, bilgisayarının başına oturup, merakla "ne yazmış?" diye mail'ı hızlıca açarken ne bekliyordun ki? Dört yıllık bir aradan sonra nasıl bir cevap bekliyordun? Yaşanmış onca şeyi atlatıp "evet, iyim. Yaşadıklarımızı geride bırakmayı başardım; onlar sadece gençlik anıları artık.." diyeceğimi mi tahmin ediyordun? Hiçbir şey yaşanmamış gibi mi hareket edeceğimi düşünüyordun? Ne düşündün de dört yıldır onca şeye cevap vermedikten sonra, şimdi "nasılsın?" diye sorabiliyorsun? Formaliteden mi sordun? Son yılımızda ben senin doğum gününü formaliteden kutlarken söylediklerin hala aklımda.. Gerçekten beni merak mı ettin yoksa..?
   Ayrılırken bile söylemiştim. Benden ayrıldıktan sonra bir zaman beni mutlaka özleyeceksin, düşüneceksin, merak edeceksin "Acaba o ne yapıyor veya onla devam etsem nasıl olurdu?" diye.. Ama açıkçası evlendikten sonra hareketlerine yansıtacağını, iletişime geçeceğini hiç tahmin etmiyordum. Gerçi s…

Wake Me Up When September Ends

Resim
Neyle uğraşsam sen çıkıyorsun karşıma..  Seni unutmak,silmek istiyorum, hayatıma devam etmek istiyorum. Senden daha iyi kişiler tanımak, senle yaşadığım şeylerden daha fazla şey yaşamak istiyorum ama olmuyor. O dahayı bulamıyorum bir türlü.. Hiçbirşeye de ön yargıyla "sadece senle olur başkasıyla olmaz" düşüncesiyle yaklaşmıyorum aslında. Ama şu ana kadar hep bir şeyler eksik kaldı. O yüzden hep bir mızmız, bir huysuzum. Bunu düşünmek istemiyorum ama "Yanlış zamanda tanımışım, erken tanımışım seni" düşüncesi ağırlık kazanmaya başladı. Kendimi tamamlama bölümünün sonunda tanısaymışım düşünmeye başladım. Birbirimizi kaybetmezdik, bir ömür sürerdi belki o zaman.. Ama o zamana kalsa ikimizde birbirimizi tanıyamayacağımızı adımız gibi biliyoruz; üstelik daha ilerde olsaydı, en güzel çağımızı atlamış olacaktık belki de.. Seni tanıma fırsatım olabilecek tek zamandı belki o zamanlar ve burada kader yardım etmiş anlaşılan bana.. (Ama bedelini de fena ödetti galiba) Yaş…

Kaan'ın Tragedyası

Sınavına çalışmaya başlamadan önce her zamanki gibi şöyle bir bakmak istedi internette Kaan. Bakalım bugün neler olmuştu? Acaba o bir şey yapmış ya da paylaşmış mıydı internette? Asıl merak ettiği oydu zaten.  Sayfalarda gezinmeye başlamadan önce her zamanki fon müziklerini de ayarladı. Model'den "Bir Melek Vardı", Gökhan Türkmen'den "Susma",  Emre Aydın'dan "Duymak istiyorum", Sıla'dan "Seni görmeseydim" gibi şarkılarının akustik versiyonlarını dinlerdi çoğu zaman. Bugün de öyle yaptı. Şarkılarını ayarladıktan sonra başladı sosyal medyada gezinmeye. Gerçekte onla çok kısa süreler vakit geçirebildiği için onu biraz daha tanıyabilmek ve hatta iletişim kurabilmek için teknolojiden yani sosyal medyadan medet umdu. Ama her zamanki gibi şansı yoktu. Doğru düzgün girmiyor ve bir şeyler paylaşmıyordu. Ne zaman şansı yardım etmişti ki bunda da yardım etsin! Kaan gene de belki onu tanıtacak, neler yaptığını belirtecek bir şeyler paylaş…