Boş Kağıt


   Gene neyi düşünürken geldi aklıma bilmiyorum. Sanırım gene yoğun çalışma, kendi kendime uyguladığım aşırı baskının sonundaki isyandan sonra gene herşeyi boşverme duygusu ağır basınca geldi aklıma sanırım bu boş kağıt düşüncesi..
   Bazen bunalınca sıkılınca gözüm kararır. Sonucu ne olucaksa olsun, en kötü şey olacaksa bile boşveririm, yapmam o şeyi. Yeter ki bir rahat nefes alıp, bir kafam rahatlasın. Nasıl olsa bir şekilde daha sonra hallederiz. İmkansız diye bir şey yoktur ne de olsa..
   Bu düşünceyle bir çok defa saçma hareketler sergiledim onlar geldi bu gün aklıma :) Bunlardan ilkini lisede analitik geometri dersinde yaptım. Doğru düzgün çalışmamıştım. Şöyle bir baktım sorulara. Baktım ümit yok, hiç kasmanın da alemi yok. Arkadaşlara dedim "oğlum ben yapamıyorum boş kağıt verip çıkacağım!"  "Manyak mısın oğlum kopya mopya hallederiz bişiler otur yerine" falan dediler ama ben o dersin seneye kalacağını bile bile boş kağıdı verdim ve çıktım. Allah'tan yazın bütünleme falan bir şeyler yaptılar da geçtik :)
   Sonra üniversitede daha beterini yaptım. Gene bir derse doğru düzgün çalışmamıştım. Girmedim o sınava. Girmedim ama sınav saatinde evde vicdan azabından ölüyordum. "Hay kafama sıçim oğlum niye çalışmadın" falan diye. Sınav saatinde evde sınavdaymış gibi baskı hissettim. Ama o sınava çalışmayıp tembellik yapma duygusu çok güzel geliyordu. Nasıl bir manyaklıksa artık? Neyse gene arkadaşlar "oğlum niye girmedin, hayat hikayeni yaz doldur kağıda alırdın birşeyler" dediler. Bende "yok abi çalışmadım ne gircem!" dedim. Ben de bir manyaklık daha var. Biliyorsam yaparım, bilmiyorsam yapmam. Sallama diye bir şey yok bende. Yapıcaksam bir işi doğru düzgün yaparım. Bunu da düzgün yapmadım için tabi ki kaldım ama işin komik bir tarafı vardı. Sınava girsem adımı yazsam 5 puan alıp "F" harf notu ile kalıyorum. Ben tabi sınava girmeyine "G" ile kaldım. "G"'nin karşılığı "Girmedi" tabi ki ama bizim öğrenciler arasında bu "gerizekalı" olarak geçiyor :p
   Neyse böyle saçma sapan hareketlerimi hatırladıktan sonra :) şöyle bir şey geldi aklıma böyle yaptığımız her hareket aslında genel yaşantımızın minik bir örneği galiba. Yani hayatı da bir sınav olarak farz edersek ve genel olarak yaptıklarımı toplarsak şayet ben gene hayat sınavımda boş kağıt vermeye çalışıyorum galiba :) Hatta hayat sınavı kağıdımı direk sınav süresi bitmeden veresim var ama bu sınavda son dakikaya kadar sınavdan çıkmana izin verilmiyor :) Bende dönüp şöyle bir kağıdıma bakim dedim ne yaptım bu saate kadar? Hakaten boşa yakın yani.. Kendi kağıdıma kendim not versem şayet 100 puan üzerinden 10 puan bile vermem yani :) Sora üzüldüm tabi her zamanki gibi boşa harcadığım zaman için..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Genç Bir İş Adamına - Emre YILMAZ

Kahvaltıya misafirim vardı bu sabah :)

Dünya Kupası'98