Kayıtlar

Kasım, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Prenses Asuneya -III-

-II- den devam..

9 Nisan gecesi yola çıkma vakti gelip çatmıştı. Altı saat süren bir yolculuk olduğu için gece binip sabah Kara kentte olmayı daha uygun buldu. Gece on iki arabasına bindi. O zamanlar hem yolu izlemeyi sevdiği için, hem de heyecandan uyuyamamıştı bir türlü. Nasıl heyecanlı olmasın? Hiç görmediği biri için, hiç bilmediği bir şehre gidiyordu. Bir çok kişiye göre delilikti bu yaptığı :) Ama meraklı, maceracı ruhu ve güzel şeyler tanıyacağı ve yaşayacağına dair hissi bu deliliği yapmaya değer diyordu. Yolculuk sırasında Dolu'ya kadar bir sıkıntı yoktu. Bildiği sınırlar içindeydi Dolu. Ama Serede'den sonra ortalık bir anda açılmıştı. Her yer çayır, çimen gözüküyordu karanlıkta anlayabildiği kadarıyla. Çok garipsemişti Raist. Serede'ye kadar etrafı bina, ağaç, deniz kaplarken. Serede'den Kara kente kadar çayır, çimenden başka bir şey görememişti. "Nasıl bir yere gidiyorum ben ya?" diye söylendi kendi kendine :)

   Saat 6 civarında otogara vardı, o…

Barbie: Ara Karalamalar -II-

Etrafımda sen olduğun zaman veya seni düşündüğüm zaman zihnimde ayrı bir dünya, sen dünyası oluşuyor. Güzellik ve heyecan dünyası gibi bir şey. Etraftaki her şey siliniyor sen yakınımdayken, sadece sen gerçek oluyorsun.. Ama galiba bu dünya masal dünyasına daha çok benziyor ve sen o masalın prensesisin. Güzel prenses Barbie..

Prenses Asuneya -II-

-I- den devam..
   Bu arada Raist'in hatırladığı minik anılardan birisi de Asuneya'nın okuldan birinin kendisinden hoşlandığını söylemesiydi. Bunu okuduğu anda başından aşağı kaynar sular dökülmüştü. Raist ondan yavaş yavaş hoşlanmaya başlamıştı ama bunu daha ona anlatamadan bu durum çıkmıştı ortaya. Asuneya bebenin -Kara kentliler böyle bir tabiri vardı: bebe. Gençler için falan bebe derlerdi :)- ondan hoşlandığını ama ne yapacağını bilemediğini söylemişti. Raist ise bir yandan Asuneya'nın düşüncelerini öğrenmeye çalışırken, bir yandan da Asuneya'nın da ondan hoşlanmaması için bol bol dua ediyordu içinden ve şanslıydı Raist. Asuneya öyle tikycan tipleri sevmezdi ve onunla da ilgilenmemişti.
   Uzun uzun sohbetlerden sonra artık hem Asuneya hem de Raist birbirlerini görmek ve arkadaşlıklarını sanallıktan gerçeğe taşımak istiyorlardı. Ama bu çok sancılı bir süreç olacaktı. Çünkü hem sanaldan gerçeğe geçmenin kendisi bir çok soru işareti taşıyordu, hem iki ayrı şehi…

Barbie: Ara Karalamalar -I-

Biliyor musun seni tanıdıkça, hoşlandığımı hissettikçe, yanında olmayı, gülüşünü, tatlılığını görmeyi istedikçe, tatlı sohbetini paylaşmak istedikçe mağazaya uçarak gelmeye başlamıştım artık resmen. İşe gelmeden önce bugün gene neler yapacağız, birbirimizle nasıl uğraşacağız, bol bol gülüp eğlenebilecek miyiz, güzel şeyler paylaşabilecek miyiz düşünceleri dolaşıyordu hep kafamda. Hatta seni mutlu edebilecek nasıl sürprizler yaparım diye de saatlerce kafa yoruyordum. Çalışmak, senle beraber çalışmaya başladıktan sonra, sıkıcı, işkence olmaktan çıkıp keyifli olmaya başlamıştı. Hoşlanıyordum etrafımda olduğunu hissetmekten..

Prenses Asuneya -I-

->Her şey hala dün gibi sanki..
   Bir varmış bir yokmuş; evvel zaman içinde kalbur zaman dışında Hayal dünyasının Boğaz şehrinde Raist adında biri yaşarmış. Raist, liseye gittiği dönemde bilgisayarla uğraşmayı ve oyun oynamayı çok severmiş ve bir gün bu bilgisayar hobisi ona okurken çalışma fırsatı sağlamış. Hem okumuş, hem de kendi harçlığını çıkarmaya başlamış ama hem para kazanmak hoşuna gittiğinden, hem de aynı zamanda hem çalışıp hem üniversite sınavına hazırlanmakta zorlandığından liseyi bitirdiği sene üniversiteyi kazanamamış maalesef. Liseden sonraki sene ise işe gene devam etmiş; ayrıca üniversite hedefini de evde çalışarak gerçekleştirmeye çalışmıştı.    Derken soğuk bir Şubat günü her sabah yaptığı gibi erkenden dükkanı, bilgisayarı ve chat sayfasını açıp temizliğe koyulmuştu. Chat onun için farklı insanlar ve dolayısıyla dünyalar tanımak için çok eğlenceli bir araçtı. O yüzden işi olmadığı zamanlar zamanının çoğunu internette ve chat'te geçirir; işi olduğu zamanla…