Maça gideceğiz ama nasıl? :)

Orta okul ve lise zamanlarında hem zevkli hem de ucuz olduğu için :p deli gibi basket maçlarına giderdim. Haftanın bir günü mutlak Abdi İpekçi'de geçerdi. Maça gider coşardık, maçtan sonra da eve giderken tren istasyonunda mutlaka ne etinden olduğunu bilmediğimiz :p bir sosisli sandviç yerdik. Ayrı bir keyifti bizim için.

Bu keyif Ankara'ya üniversiteye okumaya gittiğim zaman bir süreliğine bitti maalesef. Orda da elimden geldiğince gitmeye çalıştım ama az gidebildim. Bir kere Telekom'u tutmuyordum ve derbi maçları da az oluyordu Ankara'da :(

Üniversiteden sonrada iş ve kurs mazereti çıktı. Gitar kursuna yazıldık. Tek gün gidiyorum kursa ama gel gör ki Fener'in maçları hep kursun olduğu güne perşembeye geliyor. Çarşamba oynasa maç saatinde işteyim. Deli olacağım; gidemedim bir türlü maça :) Ama geçenlerde duydum bizim yeni basketbol salonumuz açılmış. Televizyondan bile görebildiğim kadarıyla harika bir salona benziyor. Kendi kendime dedim: oğlum bu mabede kesin gidip görmen gerek. Hem bir Fenerbahçeli hem de bir basketbol sever olarak görmezsen ayıp! Taktım kafayı bir şekilde mutlaka gideceğim buraya. Bu salondaki ilk Euroleague maçına bir baktım; ana! Bu turnuvanın şampiyonluk adaylarından Panathinaikos ile Perşembe oynuyor. Of of! Hemen kankayı aradım oğlum ne olursa olsun bu Perşembe satıyorum gitar kursunu! Maçtayım ben durdurmaz kimse beni :) Başladım bir hafta öncesinden planlamalara. Önce kankaya da gel dedim ama hem gs'li olduğu için hem de kursu kaçırmak istemediği için gelmek istemedi. Hain kanka ! :) Sonra Pazartesi Juliet'le telefonda sohbet ederken konusu geçti. Gelmek ister misin diye sordum gelirim dedi. Bir saat sonra aradı fenerli bir kız arkadaşının da gelmek istediğini söyledi. Bu arada kar da yağıyor ama biz nasıl olsa Perşembe durur, daha yağmaz gözüyle bakıyoruz. Sen de gelir misin o da gelir mi diye sorarken ben biletleri alana kadar beş kişi olduk :)

Bugün Çarşamba ve Pazartesi gününden beri İstanbul'da hayat felç! Asıl bomba şu yarın yani Perşembe günü de sağlam bir kar yağışı bekliyorlar. Hadi yağışı geçtik bir de benim yol sorunum var :) benim iş yeri ile gideceğim salon arasında 2 saatlik bir yol var :) Ben uçarak çıkacağım iş yerinden ve bu fırtına yolda kalmadan salonun önünde arkadaşlarla buluşup saat 20.30'da maç başlarken koltuğumda olmayı hayal ediyorum. Off ya! Yarın gene maceralı bir gün beni bekliyor :) Neden bir türlü ben şöyle saatler öncesinden salına salına huzurlu bir şekilde bir plana gidemiyorum? Neden hep bir heyecan olmak zorunda ya? Offf :)

Hayalim mi? Beylikdüzü - Avcılar ve Kadıköy- Ataşehir arasında trafik sorunun olmaması, tam 20.30'da statta olabilmek, yeni stadın yeni atmosferini tatmak, Panathinaikos'a yeni stadı dar etmek, sarı lacivert şampiyon fener tezahüratı yapmak, maç arası sosisli sandviç yemek, maç sonunda galip gelmek ve gene sorun yaşamadan eve dönebilmek.. Bakalım nasıl gelişecek yarın olaylar? :)

RaistLin

Yorumlar

  1. ne maç aşkıymış yahu :D bol şans sana yarın :)

    YanıtlaSil
  2. Nerwen: Tşk ederim şans dileğin için :) Dileklerimiz tuttu gibi :) Herşey çok güzeldi. Bir de yenebilseydik keşke..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Genç Bir İş Adamına - Emre YILMAZ

Kahvaltıya misafirim vardı bu sabah :)

Bana herşey sizi hatırlatıyor :)