Kahvaltıya misafirim vardı bu sabah :)

Hayat öyle garip bir şey ki.. O kadar dipte, sinirli veya isyankar olduğunuz zamanlarda hiç beklemediğiniz bir anda, ufacık da olsa bir güzellik çıkıp dağıtabiliyor o bütün karamsar tabloyu.

Bu günde öyle karamsar bir tabloda güne uyandım ve işe gitmek için yola koyuldum. Durakta minibüs beklerken, bir baktım biraz uzaktan sallana sallana dana kadar bir doberman geliyor. Doberman yazınca insan şöyle bir tırsıyor di mi? :) Ama yok; bunun sadece kalıbında var dobermanlık, hareketleri görseniz tam bir şebek :p Hopluyor, zıplıyor -düşünün dana kadar bir dobermanın üstüme zıpladığını :) - Bir sevimliydi, bir sevimliydi mübarek. insanın o dana kadar köpekle oynayası geliyor :) Bende zaten öyle yaptım :) Ama olayı sonradan çözdüm meğer bizimkinin şebeklikleri karşılıksız sevgiden değil, bir çıkarı uğrunaymış. Hainin elimdeki simitlerde gözü varmış meğer. Sende mi brütüs! bari sen yapma dedim :) Şaka bir yana meğer aç kalmış benim küçük sabah dostum. Kıyamadım tabi ona ve kendisini tanrı misafiri sayarak beraber kahvaltı yaptık :) Koca bir simidi yedi namussuz ama hala masum masum bana bakıp, şebeklikler yapıyor daha var mı diye? "Oğlum yanlış dükkana uğradın, beni değil simitçiyi bulman gerekiyordu senin :)" dedim ama hakikaten bitirmiştik simitleri. Yakınlarda da bulup verebileceğim bir şey de yoktu. Derken arkamdaki, duraktakilerle beraber minibüs beklerken sabah sabah bizim şebekliklerimizi izleyen, hanımefendi de dayanamadı; o da paylaştı kahvaltısını. Sabah sabah durağın maskotu olmuştu namussuz :)

Ama beklediğim minibüs gelince maalesef ayrılmak zorunda kaldım bu küçük dostumdan :( Aklım onda kaldı. " İnşallah bizim mahalledendir de daha sonra da ilgilenme ve oynama fırsatım olur."

RaistLin

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Genç Bir İş Adamına - Emre YILMAZ

Bana herşey sizi hatırlatıyor :)